Erzurum'da, Türk dünyası ile Anadolu arasındaki ulaşım ile ticaret bağlarını güçlendirecek olan ve bölgenin ekonomik, stratejik ve jeopoloitik geleceği açısından büyük önem taşıyan Zengezur Koridoru'nun Erzurum ile Doğu Anadolu Bölgesi'ne sağlayacağı imkanların değerlendirildiği "30. Sultan Sekisi Toplantısı" düzenlendi.Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK), Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD), Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) ve Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) tarafından DAİB Konferans Salonu'nda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.Vali Aydın Baruş, burada yaptığı konuşmada, Erzurum'un yaklaşık 40 yıldır tarihsel sürecin şanssız bir dönemini yaşadığını söyledi.Bu süreçte doğudaki komşularla ticari irtibatın zayıflaması sonucu ticaretin geriye gitmiş göründüğünü ifade eden Baruş, "Önümüzdeki 5 yılda belki çok büyük fırsatlar doğacak, Erzurum için umutlanacak çok fırsatlar var.
Zengezur Koridoru güncel bir gündem maddesi olmanın ötesinde coğrafyamızın ticaret haritasını yeniden çizme potansiyeli taşıyan stratejik bir meseledir. Zengezur Koridoru, Türkiye'yi kara yoluyla Azerbaycan'a bağlayacak ve oradan Hazar üzerinden Orta Asya'ya uzanan bir hattın en önemli halkalarından biri olacaktır." diye konuştu.Baruş, dünya ticaretinin büyük bir dönüşüm içerisinde olduğuna dikkati çekerek, küresel tedarik zincilerinin sadece maliyete göre değil güvenlik, hız ve sürdürülebilirliğe göre de yeniden şekillendiğini vurguladı."Ümitsiz olmaya gerek yok, Erzurum'u güzel günler bekliyor"Bölgesel krizlerin, deniz ticaret yolundaki aksamaların ve enerji güvenliği kaygılarının ülkeleri tek bir hatta bağımlı kalmak yerine alternatif güzergahlar aramaya yöneltiğini anlatan Baruş, şunları kaydetti: "Çin'den Avrupa'ya uzanan ticaret hattında Orta Asya, Hazar ve Kafkasya üzerinden geçen orta koridorun değeri bu nedenle her geçen gün artıyor.
Bu tablo içinde Türkiye coğrafi konumunun sunduğu avantajı güçlü bir altyapı ve işbirliği vizyonuyla birleştirebilen lider bir ülkedir. Ümitsiz olmaya gerek yok, Erzurum'u güzel günler bekliyor. Devletimiz güçlü bir şekilde hatların tamamlanmasını sağladıktan sonra bizim için yeni bir dünya açılacak.
Bizim için dünya demek, ticaret demek, kazanç demek, üretim demek, doğu demek. Doğu pazarları bize açıldığında Erzurum'da herkes üretim yapmak için yer arayacak.""Koridor özellikle Erzurum için çok önemli bir hikaye"DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Madırlı ise Zengezur Koridoru'nu ülke, bölge ve Erzurum için çok önemli olduğunu ifade etti.Zengezur Koridoru'nun açılmasıyla ticaretin canlanacağını herkesin göreceğini belirten Madırlı, "Buradaki koridor özellikle Erzurum için çok önemli bir hikaye.
Osman İmparatorluğu döneminde ihracatın yüzde 2'lik bölümü Erzurum'dan hareket görmekteymiş. Zengezur Koridoru'nun açılmasıyla 5 yıl sonra çok farklı şeyler konuşacağız. Bu husus Erzurum için çok önem taşıyan bir husus.
Bu koridorla ilgili DAİB olarak bütün yakın coğrafyamızdaki ülkelerle altyapıları hazırladık. Artık ticaretçilerimizi ihracata hazırlamamız lazım. Rakamları yukarı çıkarmamız, Erzurum'un ihracatını aynı Osmanlı dönemindeki pozisyonlara getirmemiz lazım." dedi.MÜSİAD Erzurum Başkanı Abdulkerim Kavaz da Türkiye'nin doğusu ile batısı arasında gelişmişlik konusunda ciddi uçurum olduğunu söyleyerek, "Bunun da en büyük sebebinin sanayinin ülkemizin batısında şekillenmiş ve yoğunlaşmış olmasından kaynaklanıyor.
Bugün ülke sanayisinin yüzde 75'i Marmara ve Ege'de şekillenmiş durumda. Bu bölgenin gelişmemesindeki en büyük sıkıntı biz ürettiğimiz malı yeniden batıya götürüp satmaya çalışmamız. Biz ürettiğimiz malları İran, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'a satmamız lazım.
Bizim doğumuzun açılması lazım. Avrupa Birliği'yle nasıl gümrük birliği anlaşmalarımız varsa doğudaki ülkelerle de sıfır gümrük anlaşmaları yapmamız lazım ki bu şehrin ve bütün doğunun ekonomisi canlansın, göçümüz dursun." değerlendirmesinde bulundu.Program, Prof. Dr.
Kerem Karabulut'un moderatörlüğünde DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Madırlı, Prof. Dr. İsmayıl Hacıyev, Prof.
Dr. Dilek Özdemir ve Doç. Dr. Halit Hamzaoğlu'nun konuşmacı olduğu panelle sona erdi.
